Baba Hızır kimdir? Tartışmalı bir figürün ardındaki gerçeklik İzmir’de yaşayınca şunu çok net görüyorsun: bu ülkede bazı isimler var ki, kimlikleri bir türlü sabitlenemiyor. Herkes kendi penceresinden bir anlam yüklüyor, sonra ortaya ortak bir gerçek değil, birbirine çarpan yorumlar çıkıyor. “Baba Hızır kimdir?” sorusu da tam olarak böyle bir alan. Daha en baştan net konuşayım: Baba Hızır figürü, bazı kesimler için kutsal bir halk inancı temsilcisi, bazıları için ise tarihsel temeli zayıf, sonradan büyütülmüş bir anlatı. İkisinin ortasını bulmak ise pek kolay değil. Ama zaten mesele de bu değil mi? Herkesin kendi gerçeğini savunduğu bir hikâye. Baba Hızır kimdir? Halk…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kelimenin Nefesi: Alveol Kesecikleri Üzerinden Bir Edebiyat Okuması İnsan bedeninin en küçük yapı taşlarıyla metinlerin en büyük anlam katmanları arasında görünmez bir köprü kurulduğunda, dil yalnızca iletişim aracı olmaktan çıkar; bir solunum biçimine dönüşür. Kelimeler, tıpkı akciğerlerdeki incecik alveol kesecikleri gibi, hayatı içeri alır, dönüştürür ve yeniden dışarı verir. Her anlatı, bir nefes alışverişi; her metin, dünyayı içimize çektiğimiz o kırılgan boşlukların edebi karşılığıdır. Bu yazıda alveol kesecikleri yalnızca biyolojik bir yapı olarak değil, aynı zamanda edebiyatın anlam üretim mekanizmalarını açıklayan bir metafor olarak ele alınacaktır. Çünkü her metin, tıpkı bir organizma gibi, yaşamını sürdürebilmek için sürekli bir hava değişimine,…
Yorum BırakDefter boyutu kaç cm? Gerçekten bu kadar standart olması gerektiğinden emin miyiz? Bazı konular var ki ilk bakışta çok basit görünür ama biraz kurcalayınca sinir bozucu derecede karmaşıklaşır. Defter boyutu kaç cm? sorusu da tam olarak böyle bir mesele. Kırtasiyeye giriyorsun, “A4 alayım mı, A5 mi, kareli mi, çizgili mi?” diye düşünüyorsun ama aslında kimse sana şunu sormuyor: “Sen ne kadar alan istiyorsun ve neden?” İzmir’de yaşayan biri olarak şunu açık söyleyeyim: defter boyutu meselesi sanıldığı kadar masum değil. Hatta biraz abartılmış bir standartlaştırma hikayesi var ortada. Evet, sistem var, düzen var ama her şeyin bu kadar “tek tipe” bağlanması…
Yorum Bırakİngiliz Parasının İsmi Ne? – Felsefi Bir Soru Olarak Para, Varlık ve Bilgi Bugün Girginemlak sayfasında İngiliz parasının ismi ne hakkında akla gelen soruları tek tek ele alıyoruz. Bir çocuğun basit bir merakıyla başlayabilir her şey: “İngiliz parasının ismi ne?” Fakat felsefe tam da bu tür masum görünen soruların içine sızar ve onları çok katmanlı bir düşünce alanına dönüştürür. Çünkü bir para biriminin adı, yalnızca ekonomik bir etiket değil; etik ilişkilerin, bilgi rejimlerinin ve varlık anlayışlarının düğümlendiği bir noktadır. Bir sokakta yürürken elinizde tuttuğunuz bir banknotun, yalnızca kâğıt mı yoksa toplumsal bir gerçeklik mi olduğu sorusu, bizi etik, ontoloji ve…
Yorum BırakBir İnsanın Dengesi Neden Bozulur: Edebiyatın Aynasında Düşen Anlamlar İnsan zihni, kelimelerle örülmüş bir evdir; her oda bir hatıraya, her koridor bir duyguya açılır. Edebiyat, bu evin duvarlarına çizilmiş görünmez haritalardır. Bir insanın dengesi neden bozulur sorusu, yalnızca psikolojik ya da biyolojik bir sorgu değil, aynı zamanda anlatıların, metaforların ve sembollerin iç içe geçtiği derin bir edebi meseledir. Çünkü insanın “denge” dediği şey, çoğu zaman sabit bir çizgi değil; metinler arasında gidip gelen, yeniden yazılan, silinen ve yeniden kurulan bir anlam ağıdır. Denge burada yalnızca fiziksel bir kararlılık değil, aynı zamanda anlatının kendi iç ritmidir. Bir karakterin dünyası sarsıldığında, aslında…
Yorum BırakFiliz Küçüktepe ne zaman öldü? Hafızalarda Kalan Bir Oyuncunun Ardından Değerli Girginemlak takipçileri, bu yazımızda “Filiz Küçüktepe ne zaman öldü” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz. Bazı isimler vardır, ekranda kısa bir an görünür ama o an yıllarca zihninizde kalır. Filiz Küçüktepe de benim için öyle bir isim. İstanbul’da akşamları bilgisayar başına geçip blog yazarken, eski dizilerden kesitler açtığım bir gece yeniden karşıma çıktı. O sahnelerdeki doğallığı, yüzündeki o tanıdık ifade… Sonra kendime şu soruyu sordum: Filiz Küçüktepe ne zaman öldü? Bu soru aslında sadece bir tarih arayışı değil, biraz da bir dönemin kapanışını anlamaya çalışma haliydi. İnsan bazen bir…
Yorum BırakPaylaştığımız bilgiler 8 mm böbrek taşı kaç günde düşer konusunda size yol gösterdiyse, bu bizi mutlu eder. 8 mm Böbrek Taşı Büyük mü? Edebiyatın Merceğinden Bir İnceleme Edebiyat, insan deneyiminin en karmaşık ve derin yönlerini görünür kılar. Bir kelimenin ritmi, bir cümlenin temposu, bir metaforun yüklediği anlam, okuyucuyu kendi iç dünyasına yönlendirir. Anlatı teknikleri burada sadece hikâyeyi aktarmakla kalmaz; karakterin, nesnenin ve sembolün ruhuna nüfuz eder. Peki, 8 mm böbrek taşı büyük mü? sorusu, tıbbi bir ölçüyle sınırlı gibi görünse de, edebiyat perspektifinden ele alındığında, bedenin ve zihnin metaforik bir yolculuğuna dönüşebilir. Bedenin Metaforu: Taşın Hikâyesi Böbrek taşının fiziksel büyüklüğü,…
Yorum BırakGeçmişi anlamak, bugünün en basit dil sorularında bile saklı olan tarihsel katmanları görünür kılar; “seven İngilizcede nasıl yazılır?” sorusu da yalnızca bir çeviri meselesi değil, dilin yüzyıllar içinde nasıl şekillendiğini anlamak için bir kapıdır. Giriş: Tek Bir Kelimenin Uzun Tarihi “Seven” kelimesi bugün İngilizcede oldukça basit bir sayı olarak görünür. Ancak bu basitlik, binlerce yıllık bir dil evriminin sonucudur. Eski Germen kabilelerinden Orta Çağ İngiltere’sine, oradan modern küresel İngilizceye uzanan bir dönüşüm hattı vardır. Dil tarihine baktığımızda, kelimelerin yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel hafıza taşıyıcısı olduğunu görürüz. “Seven” kelimesi de bu hafızanın küçük ama anlamlı bir parçasıdır. Eski…
Yorum BırakBu içeriğimizle “Gülfem Hatun Süleyman’ın kaçıncı eşi” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Girginemlak okurlarına sevgilerle! “Gülfem Hatun Süleyman’ın Kaçıncı Eşi?” Sorusunun Toplumsal Hafızadaki Yeri Merhaba! Girginemlak sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Gülfem Hatun Süleyman’ın kaçıncı eşi” var. Tarih, temsil ve yanlış hatırlanan ilişkiler İstanbul’da günlük hayatın içinde yürürken tarihsel figürlerin popüler kültürde nasıl yeniden üretildiğini sık sık düşünüyorum. Özellikle Osmanlı sarayına dair diziler, sosyal medya içerikleri ve forum tartışmaları, geçmişi çoğu zaman basitleştirerek tek bir soruya indiriyor: “Gülfem Hatun Süleyman’ın kaçıncı eşi?” Bu soru ilk bakışta tarihsel bir merak gibi görünse de, aslında içinde ciddi bir temsil problemi…
Yorum BırakSpor Yaparken Nabzın 160 Olması Normal mi? Farklı Bakış Açılarıyla Derin Bir Analiz Bugün “Spor yaparken nabzın 160 olması normal mi” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. Konya’da yaşıyorum. 26 yaşındayım. Gün içinde bazen mühendislik tarafım devreye giriyor, her şeyi formüllerle açıklamak istiyor; bazen de sosyal bilimlere kayan tarafım “insan dediğin sadece sayı değil” diye itiraz ediyor. Son zamanlarda en çok kafamı kurcalayan şeylerden biri şu: Spor yaparken nabzın 160 olması normal mi? Koşuya çıktığım bir akşam, rüzgâr hafif sertti. Nefesim hızlanmıştı, saat bileğime baktığımda 160’ı gördüm. O an içimde iki kişi tartışmaya başladı. Biri sakin, hesap yapan…
Yorum Bırak