Kayseri Soğuğunda Aklıma Takılan Soru: Hz. Îsâ Evlendi mi?
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Hristiyanlığı yayan kişilere ne denir ?
Girginemlak ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Hz. Îsâ evlendi mi” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.
Kayseri’nin ayazı insanın sadece ellerini değil, içini de üşütüyor bazen. Geçen kış bunu çok daha derinden hissettim. Akşam üzeriydi. Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyüp eve dönüyordum. Burnum kıpkırmızı olmuştu, nefesim havada buhar gibi dağılıyordu. İnsanların yüzüne bakıyordum; herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyordu ama kimsenin gözünde gerçek bir huzur yok gibiydi.
O gün elimde eski bir defter vardı. Sürekli yanımda taşıdığım, içine geceleri içimi döktüğüm kahverengi kaplı günlüklerden biri. Bir kafeye girdim. Cam kenarına oturdum. Dışarıda kar hafif hafif yağıyordu. Çay söyledim. Sonra nedense aklıma yıllardır insanların tartıştığı o soru geldi:
“Hz. Îsâ evlendi mi?”
Garipti çünkü o gün aslında bunu düşünmek için hiçbir sebep yoktu. Ama bazen insanın içindeki boşluk bazı soruları çağırıyor. Özellikle yalnızsan.
İnsan Neden Böyle Sorulara Tutunuyor?
25 yaşındayım. Kayseri’de yaşıyorum. Çevremde herkes evleniyor. Üniversiteden arkadaşlarımın çoğu çocuk sahibi bile oldu. Ben ise hâlâ geceleri defterime uzun uzun bir şeyler yazıyorum. Bazen kendimi eksik hissediyorum. Sanki hayat bir yarış ve ben geride kalmışım gibi.
İşte tam da bu yüzden sanırım Hz. Îsâ’nın evlenip evlenmediği sorusu beni düşündürdü.
Çünkü insan sevgiyle tamamlanmak istiyor.
Eğer Hz. Îsâ evlendiyse, bu başka bir anlam taşıyor. Eğer evlenmediyse, yalnızlığın da kutsal bir tarafı olabileceğini düşündürüyor. Belki de bu yüzden insanlar yüzyıllardır bunu merak ediyor.
Çayın buharı yüzüme vururken defterime şunu yazmışım:
“Bazı insanlar dünyaya ait değilmiş gibi geliyor. Hz. Îsâ da öyleydi belki. Ama yine de insan merak ediyor… O da birini sevdi mi?”
Bu cümleyi yazınca içim garip şekilde sıkışmıştı.
Talas’ta Gece Yürüyüşü ve İçime Çöken Duygu
Bir hafta sonra Talas tarafında yürüyüşe çıktım. Hava buz gibiydi. Sokak lambaları sarı sarı yanıyordu. Uzaktan Erciyes görünüyordu; heybetli ama sessiz.
Kulaklığımda eski bir şarkı çalıyordu. Tam o sırada çocukluk arkadaşım Murat aradı.
“Ne yapıyorsun oğlum yine tek başına?” dedi.
Gülmeye çalıştım ama sesimdeki kırgınlığı o bile fark etti.
Bir süre konuştuktan sonra konu yine ilişkilere geldi. Sonra Murat bir anda:
“Bu arada geçenlerde biriyle tartıştık. Hz. Îsâ evlenmiş mi evlenmemiş mi diye millet birbirine giriyor,” dedi.
Durup kaldım.
Bazı tesadüfler insanın içine işliyor gerçekten.
Tarih Ne Söylüyor?
Tarihsel kaynaklara göre Hz. Îsâ’nın evlendiğine dair kesin ve güvenilir bir bilgi yok. Hristiyanlığın temel metinlerinde de böyle bir evlilik açık şekilde anlatılmıyor. Bazı apokrif metinlerde ve çeşitli teorilerde Mecdelli Meryem ile yakınlığı üzerinden yorumlar yapılıyor ama bunlar net kanıt kabul edilmiyor.
İslam inancında ise Hz. Îsâ’nın evlendiğine dair belirgin bir bilgi bulunmuyor.
Ama işte insan sadece bilgi aramıyor bazen.
Ben o gece Murat’la konuşurken bunu fark ettim.
İnsan, kendine benzeyen bir yalnızlık arıyor.
Yalnızlık Bazen Gürültülü Oluyor
Eve döndüğümde herkes uyumuştu. Annem salona battaniye bırakmış. Sobanın sıcaklığı hâlâ hissediliyordu. Mutfaktan tarçın kokusu geliyordu.
O an içimi tarif edemediğim bir hüzün kapladı.
Telefonumu kapattım. Işıkları söndürdüm. Sadece masamdaki lambayı açık bıraktım. Sonra yine günlüğümü açtım.
Şunu yazmışım:
“Belki Hz. Îsâ hiç evlenmedi. Belki bütün sevgisini insanlara dağıttı. Ama bu düşünce nedense beni rahatlatmak yerine daha çok üzüyor.”
Çünkü insan bazen dünyada herkesin bir yere ait olduğunu düşünüyor. Kendisi hariç.
Bir Kitapçıda Yaşadığım Küçük Olay
Birkaç gün sonra Forum Kayseri’deki küçük kitapçılardan birine girdim. Hava yine kapalıydı. İçerisi sıcacıktı. Rafların arasında dolaşırken orta yaşlı bir adam dikkatimi çekti. Elinde dini kitaplar vardı.
Tesadüfen yan yana geldik.
Adam bana dönüp:
“Gençler artık hiç araştırmıyor,” dedi.
Ne diyeceğimi bilemedim. Gülümsedim sadece.
Sonra elindeki kitabı gösterdi.
“Bak,” dedi, “insanlar Hz. Îsâ evlendi mi diye tartışıyor ama asıl mesele onun nasıl yaşadığı.”
Bu cümle beni uzun süre düşündürdü.
Gerçekten öyleydi.
Biz bazen detaylara takılıp kalıyoruz ama insanların kalbine nasıl dokunduğunu unutuyoruz.
Kitapçıdan çıktığımda hava kararmıştı. Soğuk yüzüme çarpıyordu ama içimde tuhaf bir sıcaklık vardı.
İnsan Kalbine Dokunmak
O gün şunu fark ettim:
Belki Hz. Îsâ’nın evlenip evlenmediğini asla kesin olarak öğrenemeyeceğiz. Ama onun insanlara umut verdiği gerçekti.
Ben de uzun zamandır umut arıyordum.
Çünkü son birkaç yılda çok kırıldım. Sevdiğim biri ansızın hayatımdan çıktı. Arkadaş sandığım bazı insanlar sırtını döndü. Gece uyuyamadığım zamanlar oldu.
Kayseri’nin uzun kış gecelerinde bazen sadece tavana bakıp saatlerce düşündüm.
İnsan neden yalnız kalır?
Neden bazı duygular geçmez?
Ve neden bazı sorular insanın içine saplanır?
Erciyes’e Bakarken Hissettiğim Şey
Geçen ay Erciyes tarafına çıktık arkadaşlarla. Kar her yeri bembeyaz yapmıştı. Hava o kadar temizdi ki nefes alınca insanın ciğerleri yanıyordu.
Bir ara kalabalıktan uzaklaşıp tek başıma yürüdüm.
Sessizlik vardı.
Sadece ayak seslerim…
O an içimden şu geçti:
“Belki bazı insanlar yalnız gelmiştir bu dünyaya. Ama yine de insanlara sevgiyi öğretmek için yaşamıştır.”
Nedense bunu düşününce gözlerim doldu.
Çünkü insan bazen kendi yalnızlığını kabul etmek istemiyor.
Ben de istemiyorum aslında.
Bir gün birini çok sevmeyi hâlâ hayal ediyorum. Akşam yürüyüşlerinde yanında biri olsun istiyorum insanın. Çay içerken gözlerinin içine bakacağı biri…
Ama hayat bazen beklediğimiz gibi ilerlemiyor.
Hz. Îsâ Evlendi mi Sorusu Neden Hâlâ Bu Kadar Konuşuluyor?
Bence bunun sebebi insanların sadece tarihi merak etmesi değil.
İnsanlar kendilerini anlamaya çalışıyor.
Evlilik, aşk, yalnızlık, fedakârlık… Bunların hepsi insan ruhunun en derin yerlerine dokunuyor. Hz. Îsâ gibi büyük bir figürün hayatında aşk olup olmadığını merak etmek biraz da bundan kaynaklanıyor.
Çünkü insanlar sevginin kutsallığını görmek istiyor.
Ben bunu kendi içimde hissediyorum.
Bazen gece 3’te uyanıp hiçbir sebep yokken hüzünleniyorum. Sonra kalkıp su içiyorum. Camdan dışarı bakıyorum. Kayseri sessiz oluyor o saatlerde. Sokak lambaları boş kaldırımları aydınlatıyor.
İnsan o an yalnızlığını daha net duyuyor.
Ve garip şekilde, yüzyıllar önce yaşamış insanların hayatını düşünmeye başlıyor.
Defterimin Son Sayfasına Yazdığım Cümle
Önerdiğimiz İçerik: Hz. Ali'nin mezarı nerede ?
Dün gece yine günlüğümü açtım.
Uzun uzun düşündüm.
Sonra son sayfaya şunu yazdım:
“Hz. Îsâ evlendi mi bilmiyorum. Ama insanların kalbinde büyük bir sevgi bıraktığı kesin.”
Sanırım mesele tam olarak bu.
Hayat bazen cevaplardan çok hislerle ilgili.
Ben artık her şeyi kesin şekilde bilmek istemiyorum. Bazı soruların insanın içinde yaşaması da güzel belki.
Çünkü o sorular bizi insan yapıyor.
Şimdi bu satırları yazarken dışarıda yine Kayseri soğuğu var. Annem mutfakta çay koyuyor. Telefonuma bildirimler düşüyor. Hayat devam ediyor.
Ama içimde hâlâ o eski soru yankılanıyor:
“Hz. Îsâ evlendi mi?”
Belki hiçbir zaman kesin cevabı olmayacak.
Ama nedense artık bu beni eskisi kadar rahatsız etmiyor.
Çünkü insan bazen cevap bulmasa bile yol boyunca kendini buluyor.
Girginemlak ekibi olarak “Hz. Îsâ evlendi mi” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!