İçeriğe geç

Yürütmede kim var ?

Yürütmede Kim Var?

Hayal Kırıklığının Yeri

Geçen hafta, Kayseri’nin o kalabalık caddelerinde yürürken, içimde bir gariplik vardı. Her şey normaldi gibi görünüyordu. İnsanlar koşturuyordu, her şeyin telaşı vardı, ama ben adeta duraksamıştım. O an içimdeki sessizlik, etrafımdaki gürültüyü fazlasıyla kesiyordu. Yürütmede kim var? diye sordum kendi kendime. Çünkü hepimiz, bir şekilde birilerini veya bir şeyleri yürütüyoruz, değil mi? Ama ben birilerinin benim adımı söylediklerini, bir şeyler beklediklerini düşünerek yürüyordum. Hızlı adımlarımı takip eden bu düşünceler, yavaşça beni boğuyordu.

Günün her anı bir şekilde koşullarla, kurallarla ya da bir şeyler yapmak zorunda kalmakla geçiyor. En basitinden, bir işin başında duruyor ve “yürütme” sorusu hep kafanda. Ama ben de hep merak ediyorum: Yürütmede kim var? Gerçekten ben mi? Yoksa sadece bir parça figür müyüm? Bunu düşündüm bir süre.

Biraz daha yürüdüm ve bir kafeye oturdum. Yağmur başlamıştı. İçeriye dolan bu soğuk rüzgar, insanları telaşlandırıyordu. Biraz sakinleşmeye çalıştım ama kafamda yine aynı soru dönüp duruyordu: “Yürütmede kim var?” Çayımı yudumlarken, gözlerim dışarıda koşuşturan kalabalığa kaydı. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyordu, bir amaçları vardı. Ama kimse durup düşünmüyordu. Benim için her şey aniden durdu ve bir an, hayal kırıklığı kalbimi sardı. Hızla geçen zaman, yavaşça düşüncelerimi silip süpürüyordu. O kadar hızlıydık ki, en değerli şeyleri kaybediyorduk. Belki de yürütmede kimse yoktu; belki de her şey bir yanılgıydı.

Umut ve Yeniden Başlamak

Ertesi gün, yine aynı caddeyi yürürken, kafamda o soruyu tekrar soruyordum. Ama bu kez farklı bir his vardı. Bu kez kafamda cevap vardı: “Yürütmede kim var? Ben!” diye düşündüm. O an her şey değişti. Hiç beklemediğim bir şekilde, kaybolmuş hissettiğim o anların ardından içimde bir umut yeşermeye başladı. Artık kendimi daha güçlü hissediyordum. Belki de hayal kırıklığı, en büyük öğrenme kaynağım olmalıydı.

Düşüncelerim daha netti. Sadece geçip gitmek değil, geçerken neyi bırakıp neyi alacağım da önemliydi. Yürütme dediğimiz şey, sadece bir işin yapılması değil, aslında hayatı anlamlı kılma çabasıydı. O sabah, gözlerim daha farklı bakıyordu etrafa. Şehir, daha canlıydı. İnsanlar daha umut doluydu. Hızla yürürken, o anlar beni bırakmaya karar verdi. Zihnimde “Yürütmede kim var?” sorusuna cevabım artık netti: Ben! Bunu içimde hissetmek, kalbimdeki çırpınan umutla dolmak, başka bir şeydi.

Sonra Ne Oldu?

Bir hafta sonra bir akşam, eski bir arkadaşımla bir kafede buluştum. Konuştuk, güldük, dertleştik. Gözlerinde kaybolduğumda, onun da benzer bir soruyu düşündüğünü fark ettim. “Yürütmede kim var?” dedim, gülümsedi. Sonra “Hepimizin içindeki potansiyel, öyle değil mi? Bazen bir adım atmak bile yeter” dedi. O an her şey yerine oturdu. Yürütmede kim varsa, aslında herkesin içindeki gücü ortaya çıkaran bir yoldu. O yol, zorlukları, hayal kırıklıklarını, mücadeleleri de beraberinde getirse de, aynı zamanda ilerlemenin, yeniden başlatmanın da yoluydı.

Yürütmede kim var? diye sorarken, aslında her adımda kendi iç gücümü bulduğumu fark ettim. Belki de hayat, gerçekten de bu sorunun cevabını her gün başka bir biçimde verir. Bazen yalnız kalıp hayal kırıklığına uğrayarak, bazen umutla yeniden başlamak için güç buluruz. Ama önemli olan, her zaman soruyu sorabilmek ve cevabını içimizde bulabilmektir.

Ve ben şimdi, bu soru her aklıma geldiğinde, “Yürütmede kim var?” diye sorarak, adımlarımı daha anlamlı atıyorum. Çünkü, gerçekten de yürütmede ben varım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hilton bet güncel